Bir hikâye anlatıyorum bu gece kendime usulca…

Bir hikâye anlatıyorum bu gece kendime usulca. Kahramanı da benim bu hikâyenin kötü adamı da. Kısa ve öz, saat gece yarısına yirmi var.

Kaybolduğum zamanlardaki gibi titriyorum bazen.

Hayatımın ilerleyen zamanlarında birkaç kez daha kayboldum. Hep göz önündeydim ve hiçbir şey o zamanki kadar kocaman gelmiyordu bana. Sanırım ben ruhumu bu düşüncelerle kaybettim. Ağlamalarım ve gülmelerim sahteleşti, mutluluğu başkalarına bakarak taklit etmeye çalıştım. Kendi istediklerimden çok başkalarının yapmak istediklerini yaparak yaşadığımı hissetmeye çalıştım. Ta ki ne istediğimi unutana kadar.

Ne sevgi dolu bir insan oldum ne de kıskanç. Bu olmaz yaşamın içinde kaybolan insanlar oldu. Bu olmaz yaşamın içinde hissetmediği şeyleri söyleyen, hissetmediği şekilde yaşayan biri oldum çıktım sonunda. Pek çok şeyde aradım aslında kendimi, inandıklarımı sorguladım, yaptıklarımı. Bana cevap veremeyen her şeyi geride bırakarak yoluma devam ettim. Sadece yalnızlığımı taşıyorum yanımda, bu yüzden ne çok sevdim ne de az. Ne çok sevildim, ne de az.

Konuşamadıklarımı yazacak değilim, görünenden fazlası ise zaten yok bende.

 

Kategoriler

ilker turan Yazar:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir